Bızdık, maskara, takma sakal, hırsız, tiynetsiz, Seni aç açcı seniii , ‘tırışkadan mambo’, yorganını aç yanına Mustafa'yı, Ali İhsan'ı, Hasan'ı da al!
Bu ithamlar ve suçlamalar Ahmet Hakan ve Hasan Kaçan'a ait. Hürriyet ve Star yazarı kavgada söylenen lafları köşelerinden saydırdılar.
Konu Hüseyin Üzmez ve Mustafa Karaduman'dı. Cinsellik ve özel hayat olunca polemiğin yumuşak karnı yorgan oldu. Birbirlerini de bu hassa kelime üzerinden vurdular.
Polemikte ilk ateş Hasan Kaçan'dan geldi.
Ahmet Hakan'a mektup yazdı. Hüseyin Üzmez'i ve teseattür defilesini yapan üç eşli Karaduman'ı yerden yere vuran Hakan'ı çifte standartla suçladı:
(...)Ahlak bekçisisin... Ama nedense tek yöne bekçilik yapıyorsun...
Bilmiyorum, eski mahallenden aklında birşeyler kaldı mı?..
Allah’ın bir ismi de ‘Settar’dı değil mi?..
‘Ayıpları bir gece gibi örtmek, güzellikleri güneş gibi aydınlatmak’ birşeyler çağrıştırıyor mu sana?..
‘Birbirimizin özel hayatını görsek yüzyüze bakabilir miydik?..’
İnsanların üzerindeki yorganı kaldırma Ahmet Hakan...
Unutma...
Bir gün biri de senin üzerindeki yorganı kaldırıverir... İşte bu mektup Ahmet Hakan'ın tepesini attırdı. Kaçan giib o da altta kalmadı. Hodri meydan diyen yazar,
yorgan açık cevabıyla polemiği iyice kızıştırdı:
(...)İçinde
"14 yaşındaki kız, taciz, üç karım var kime ne, kerhane, umumhane, adı kötüye çıkmış kadın, zina, sübyancılık, İslam davası" gibi tabirlerin geçtiği onca tartışmayı,
"Açma yorganını / Açarlar yorganını" meselesine indirgeyen biriyle laf yarıştırmak faydasız bir iştir...
O nedenle en iyisi faydalı bir çağrıyla olayı noktalamak:
Bak
Hasan Kaçan! Bence elinden geleni ardına koymamalısın! Yorgan falan dinlememelisin! Yorganımı açmalısın! İstersen yanına Mustafa'yı, Ali İhsan'ı, Hasan'ı da al! Hadi göreyim seni
Hasan Kaçan!
Ahmet Hakan'ın bu sözleri Kaçan'ı adeta çıldırttı. İlk mektubuna göre çok sertti üslubu. Yazara
bızdığa bak sen!.. yakıştırması sanırız Kaçan'ın öfkesinin ne denli olduğunu gösteriyor:
(...)
Hişşt, kardeeeş...
İstediğin kadar
‘aaaç..aaaç..aaaç!’ diye höykür, bağır, çıldır!..
Hiç ehemmiyeti yok...
Ben yorgan açmam...
Tıyniyetim değildir...
Meşrebim değildir...
Böyle, senin gibi heveslilerin tuzaklarına da balıklama atlamam evelallah...
Ben tam tersine yorgan dikerim...
Üstelik de beleşe veririm o diktiğim yorganı...
Üstünü ört diye...
Ben
‘sevgili kardeşim’ diye hitap ederim...
Sen
‘haydi göreyim seni Hasan Kaçan’ diye...
Ben
‘ört ört’ derim...
Sen
‘aç aç’ dersin... (Seni aç açcı seniii!)
Ben özel hayata önem veririm,
‘kimsenin özeli kimseyi alakadar etmez’ derim...
Sen herkesin yorganını açarsın...
Hatta, Nasreddin Hoca’nın üstündekini çalan hırsızlar gibi, yorganı da alır kaçarsın...
Evladım; Benim adım
Hasan Kaçan’dır...
Soyadımı gördün de ona mı kandın?..
Ben hiç kimseden kaçmam...
Hele senin gibi
‘tırışkadan mambo’lardan hiç kaçmam...
Şimdi bana bak
takma sakal!..
Benden yorganını morganını açmamı bekleme...
O kadar hevesliysen yanıbaşındaki masadakilerden rica et...
Onlar tecrübelidir yorgan açma hususunda...
İlle de bi tarafını açtırtmak istiyorsan, yallah başka kapıya...
Maskara seniii!..