haber
  09 Mayıs 2008 Cuma 19:50  Pitonun içindeki kediye bak!   Bu tişörtü giymek yürek istiyor   İki çocuğu da intihar etti   Adil olma hissi duygusal   Mp3'lerde virüs tehlikesi   Trabzonspor prestij peşinde   Lübnan'da çatışmalar sürüyor   Kezman'ın para oyunu!   Gol kralı kazada öldü   Zico: Ronaldo'yu alırız 
 Çok Okunan Haberler
 'Çüşşş lan, bu ne la!..'
 Çok Yorumlanan Haberler
 Klavyelerin klozetten farkı yok
İŞTE İNSANLIĞIN EN BÜYÜK GİZEMİ
Kulak kirinin aslında ne işe yaradığını biliyor musunuz? İşte iki kulağımızın arasındaki sır;


Hiç neden ağladığımızı, kulak kirinin ne için olduğunu, diğer insanların "duygularını" koklayıp koklayamacağımızı merak ettiniz mi? İki kulağımız arasındaki gizemli dünyada neler olduğunu Raymon Tallis açıklıyor...

EN KOMPLEKS YAPI; KAFA

Dünyadaki en kompleks yapılardan biri olan insan kafası, inanılmaz derecede hızlı gelişir. Sadece sekiz haftalıkken milyarlarca hücre çoktan beyin, göz, kulak, belirgin bir yüz, dil, ağız burun ve kafatasını oluşturur. Gelişimini tamamlayınca, kafatası oldukça sağlam bir yapıya dönüşür. 1997 yılında John Evans kafasının üzerinde tam 190 kilo ağırlığında 101 tane tuğla taşımayı başararak, kafatasının ne kadar sağlam olduğunu kanıtlamıştır. Ancak bu başarı sadece kafatasına ait değildir. Boyundaki kasların güçlü olması da bu işin başarılmasına yardımcı olur. Normal bir insan kafası 5 kilo civarında ağırlığa sahiptir. Yani vücut ağırlığımızın yaklaşık %8'ini oluşturur.


EN GİZEMLİ EYLEM; GÜLMEK


Nefes alma işinin büyük kısmı ciğerlerde gerçekleşir. Kafa sadece gerekli oksijenin vücuda girmesine yardımcı olan bir kapıdır. "Hava taşıma" işlevi gören bir yapı için fazla kompleks olan kimi eylemler de burada gerçekleştirilir. Hapşurmak ve konuşmak gibi. Bu eylemlerden en gizemlisi hiç kuşkusuz "gülmek"tir. İnsan davranışları içerisindeki en "aykırı" eylem olan gülme, kahkaha, kıkırdama, katılma gibi formlara bürünebilir. Bütün gülme çeşitleri kendi belirgin "imza"sına sahiptir. Bu "imza"lar kısa, sesli harf içeren notalardan oluşur ve saniyenin 10'da 1'inden uzun sürmez. Bu eylem, saniyenin beşte biri gibi sürelerde kendisini tekrar eder. Gülme belirli bir sesli harfle başladığında, onunla devam eder; "ha ha ha" diye gülebilirsiniz, "he he he" diye gülebilirsiniz, ama "ha he ha" diye gülemezsiniz...


GÜLME BULAŞICI

Gülmenin "bulaşıcı" olduğu 1962 yılında kanıtlanmış bir gerçektir. Tanzanya'daki yatılı okulda "kıkırdamaya" başlayan üç kızın sonu gelmeyen kahkahaları saatler sürünce okuldaki diğer 159 öğrenciye de bulaşır ve sonuç inanılmazdır; 16 gün süren kahkaha krizi. 16. günde okul yönetimi büyük bir hata yaparak okulu tatil eder ve "kıkırdayan" kızları evlerine gönderir. Böylece salgının tüm kasabalara yayılmasına yardımcı olur. 2 yıl süren salgında kimse ölmez ancak günlük yaşam büyük sekteye uğrar.

Normal şartlarda, insanlar yalnızken yanlarında birileri olduğu anlara kıyasla 30 kez daha sık gülerler.


NEDEN GÜLÜYORUZ

Peki neden gülüyoruz? Bilimadamları henüz bu soruya yanıt bulamasalar da, benzer bir konuda çözüme ulaşmış görünüyorlar: kendi kendimizi gıdıklayamamak. Kendi kendimizi gıdıklamak işe yaramıyor çünkü beyin, vücudun kendi hareketlerinden kaynaklanan hisleri bastırır, böylece kendisini gerçek işine odaklamış olur; dış dünyadan gelen beklenmedik uyaranlara karşı tetikte olmak...


KULAK KİRİ

Avrupa ve Afrika kökenli insanların kulak kiri (veya salgısı) ıslak ve bal rengine yakın bir kahverengiyken, binlerce yıl önce meydana gelen genetik değişim Asyalıların, Amerikan yerlilerinin ve Eskimoların (ki kökenleri aslen Asya'ya dayanır) kulak salgıları kuru ve gridir. Bu bilgiyi kullanarak, insanların kökenini araştırmak mümkündür. Örneğin Eskimoların, Asya kökenli oldukları bilgisine bu şekilde ulaşılabilir.

Rengi ne olursa olsun, bu karışımın bir çok faydası vardır. Çene hareketine bağlı olarak hareket eden kulak salgısı, kulak kanalındaki kiri ve tozu temizler. Aynı zamanda kulak kanalındaki derinin kurumasını ve kaşınmasını engeller. Bakteri ve mantarlara karşı koruma sağladığını da unutmayalım...


BURUN ÇOK ÖNEMLİ

Burunlarımız, hayatımızın çok önemli bir parçasıdır. Bizim düşündüğümüzden çok daha önemli bir parça...

Bilinçli olarak yapmasak da, burunlarımız sayesinde bir insanın duygularını, mesela korkuyu, memnuniyeti ve cinsellikle ilgili kimi durumlarını "koklayabiliriz". Bu konuda kadınlar erkeklere oranla daha başarılıdır. Yapılan araştırmalarda, kadınların, "mutlu" ve "üzgün" filmler izleyen insanların koltukaltlarından alınan koku örneklerini daha iyi ayırtedebildikleri ortaya çıkmıştır.

"Koklayabilme" becerimizi, burun boşluğunun ardındaki posta pulu büyüklüğündeki bir membrana borçluyuz. Posta pulu büyüklüğünde olsa da, içerisinde 10 milyon "alıcı" bulundurur. Ancak köpeklerde durum biraz daha farklıdır, 1 milyar kadar... Bu membran içerisindeki 1.000 farklı alıcı hücre tipi 10.000'den fazla kokuyu ayırt edebilmemizi sağlar.


ESNEMEK GÜLMEK KADAR BULAŞICI

Esnemek, gülmek kadar bulaşıcıdır. Henüz doğmamış bir bebek bile, 11. haftadan itibaren anne karnında esnemeye başlar. Doğduktan sonra, son nefesimizi verene dek ortalama 250.000 kez esneriz. Bu "çene esnetme egzersizi", aslen ciğerlerimizin çalışmasını düzenleyen koruyucu bir reflekstir. Ciğerlerimizde bulunan keseciklerin (karbon dioksit-oksijen dönüşümünün yapıldığı kesecikler) çökmesini önler. 

Yapılan araştırmalar, esneyen birisini gören insanların %50'sinin 5 dakika içerisinde aynı hareketi yaptığını ortaya koymuştur. Bu konuda birşeyler okumak bile sizi esnetebilir. Belki de çoktan esnediniz bile...


KONTROL EDEMEDİĞİMİZ ÖZELLİĞİMİZ: KIZARMAK

Kesinlikle kontrol edemediğimiz bir özelliğimiz "kızarmak"tır. Peki bu kırmızılık neden sadece yüzümüzle sınırlı? Örneğin utandığımızda neden sırtımız değil de, yüzümüz kızarır? Bu sorunun cevabı yüzümüzde bulunan kan damarlarında yatıyor. Bu damarlar vücudumuzun diğer bölgelerinde bulunanlara göre daha geniş, daha yoğun ve yüzeye daha yakındır.

Kimi insanların neden diğerlerine oranla daha çok kızardığı konusu ise gizliliğini korumaktadır. Zira deneysel koşullar altında insanların kızarmasını sağlamak oldukça zordur. Bu konuda yapılan bir araştırmaya genç kızlar dahil edilir. Ancak deney boyunca tek bir kızarma görülmez. Bunun üzerine yardımları için teşekkür edilip, deney sonlandırılır, kızlar "işe yaramaz" yanakları için özür dilerken bir anda kırmızıya bürünürler...


Kızarma konusunda olası bir açıklama, "korunma" amaçlı bir hareket olabileceği. Yani, başkaları yüzümüze vurmadan, suçlu olduğumuzu kabul etme durumu. Kimi araştırmalar gerçekten de bu açıklamayı destekliyor. Hata yapan kişinin yüzü kızardıysa, insanlar ona karşı daha anlayışlı yaklaşıyor...


DUYGUSAL TERLEME

Vücudumuzda koltukaltı, avuç içi ve ayak tabanı dışında "duygusal" terlemenin gerçekleştiği bir bölge daha var; alnımız.


Sıcaklığı düzenleyen ve derinin tamamında gerçekleşen sıcaklığa bağlı terlemeden farklı olarak, "duygusal" terleme korku, kızgınlık ve stres'ten kaynaklanan bir tepki. Nasıl işlediği tam olarak bilinmese de, "soğuk terler dökmek" deyimi durumu açıklamaya uygun düşüyor. Bir teoriye göre vücudu bu şekilde "soğutmak" daha fazla enerji tüketmeye yol açıyor. Korkutucu bir durumda ihtiyacımız olabilecek bir işlev. Tabi bu şekilde bir vücut tepkisi, seçeneklerimiz dömüşmek ya da savuşmak olduğunda uygun görünüyor. Ama korku içinde olduğumuz yere sabitlenmişken "ecel terleri" dökmek, duyulan utancın artmasından fazla bir işe yaramayacaktır.


10.000 YÜZ İFADESİ OLUŞTURABİLİYIORUZ

İnsan yüzünde bulunan 43 kas sayesinde 10.000'in üzerinde yüz ifadesi oluşturabiliyoruz. Bu ifadelerin 3.000 kadarı diğer insanlar için tanınabilir olsa da, 7 temel duygu, bütün kültürlerde yüzümüze aynı şekilde yansıyor; üzüntü, kızgınlık, şaşırmak, korku, keyif, tiksinme ve küçümseme. Bu ifadeleri öğrenmemiz gerekmiyor, doğuştan itibaren kullanabiliyoruz. Bu durum da, doğuştan kör insanların bile aynı yüz ifadelerini kullanabilmesini açıklıyor.


GÖRMEK VE İŞİTMEK

Atalarımız milyonlarca yıl önce ayaklarının üzerinde yürümeye başladıkları zaman, uzak mesafelerle ilgili iki büyük avantaja sahip oldular: görmek ve işitmek. Bu iki duyu, dokunma, tatma ve koklama duyularının ötesinde bir öneme sahip oldular, çünkü nesneleri tanımlamak için onlara yakın olmamız gerekmiyor. Bunun sonucu olarak da, günümüzde dış dünya hakkında toplayıp işlediğimiz bilgilerin %90'ını görme duyumuza borçluyuz.

Böylesine önem taşıdıklarını düşününce, onların kurumasını, enfekte olmasını, çizilmesini önlemek için gözyaşlarının olması mantıklı bir çözüm. Peki ya duygusal olduğumuz anlarda, çok üzgün ya da çok mutlu olunca akan yaşlar?


GÖZYAŞLARI İNSANIN DOĞASINDAN GELİYOR


Bu gözyaşları insanoğlunun doğasından geliyor, ama sebep ve sonuçları ile ilgili çok az bilgiye sahibiz. Kimi araştırmacılar "duygusal" gözyaşlarının içeriğinin, normal gözyaşlarına göre daha zengin olduğunu -manganez ve protein açısından- söylüyor. Fakat bu söyleme dayalı olan iddia, yani, gözyaşları ile strese dayalı toksik maddeleri vücuttan attığımız çok inandırıcı değil. Çünkü bu konuda daha başarılı olacak böbreklere sahibiz.


Duygusal gözyaşları daha çok ruhumuzdaki toksinleri atmamıza yarıyor gibi... Gizli faydaları ne olursa olsun, gözyaşı dökmek bir çok kültürde hoş görülen bir durum değil ne yazık ki... Örneğin Endonezya'daki Minangkabau etnik grubunda ağlamak "yasak" Tıpkı konuşmak, aya gitmek gibi bizi diğer tüm canlılardan ayıran özelliklerden biri de gözyaşlarımız. Ve onlar sayesinde boyunlarımızın üzerindeki o gizemli yapının ne kadar muhteşem olduğunu farkedebiliyoruz.


Milliyet






İşte insanlığın en büyük gizemi Haberi, İşte insanlığın en büyük gizemi Haberleri, İşte insanlığın en büyük gizemi Haber, İşte insanlığın en büyük gizemi Haberler, İşte insanlığın en büyük gizemi Canlı, İşte insanlığın en büyük gizemi Tv, İşte insanlığın en büyük gizemi Online, İşte insanlığın en büyük gizemi Spor, İşte insanlığın en büyük gizemi Magazin, İşte insanlığın en büyük gizemi Resimleri

09 Mayis 2008 Bu haber  45  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.2640 1.2701
Euro 1.9543 1.9637
Hava Durumu
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 Nihat coştu bir kere
 'Çüşşş lan, bu ne la!..'
 En çılgın gelenek
 Zenit Bayern'i dağıttı
 Chelsea adını finale yazdırdı
 DİSK binası kuşatıldı
 Scholes boğayı şişledi
 Kariyerinin en güzel golü
 Futbolculara saldırdılar!
 Ne talihsiz bir sürücü
 Daha sert şut çeken yok
 Son Eklenen Videolar
Akon - I Wanna Love You
Lenny Kravitz - It Ain't Over 'Til It's Over
Robbie Williams - Supreme Live
Anouk-Nobody's Wife
Joan Osborne - One of Us
Chris isaak - Blue hotel
Korkutan şakalar
Black Eyed Peas - Don't Phunk With My Heart
Black Eyed Peas - Let's Get Is Started
Black Eyed Peas - Pump It

Son Eklenen 5 Resim
Ana Sayfa | Sitene EkleGazeteler  |  Canlı Yayın  |  İstanbul Trafik Durumu  |  Iletisim   |   Künye   |   Site Haritasi   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
 

Türkiye'de, sayılı haber siteleri arasına girmek için 2006 yılında açılışı yapılan ve 2008 yılı itibariyle, tamamen tasarımını değiştiren uzmanhaber.com güncel haber için kullanabileceğiniz, içeriğinde haberler, gazeteler, videolar, resimler, canlı yayın, canlı trafik durumu, milli piyango sonuçları, online radyo kanalları, online tv kanalları ve biyografi bölümleri bulunan geniş haber portalıdır. Slogan olarak haberi uzmanından alın ile başlayan, kısa sürede geniş bir yelpazeye seslenen uzmanhaber.com, güncel haber içeriğiyle sizin beğeninizi kazanarak güçlenmektedir. Sitemizi önererek bize katkıda bulunabilir, sizinle birlikte herkesin doğru haberi alabileceği bir platform oluşturabiliriz. İyi eğlenceler.